logo

22. Dünya Petrol Kongresi’nde Önemli Açıklamalar

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleşen, 22. Dünya Petrol Kongresi’nde önemli açıklamalarda bulundu.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan detaylar şöyle:

Ülkemiz jeopolitik konumu gereği önemli bir noktadadır. Transit bir ülke olarak elimizden geleni yapıyoruz. Siyasi istikrarımız ve ekonomik gelişmişliğimizle hatırı sayılı bir aktör konumundayız.

Azerbeycan doğalgazının ülkemize sevkine olanak sağlayan Bakü-Tiflis-Ceylan hattını devreye aldık. Şimdi sırada TANAP hattı var. Hazar ve Ortadoğu bölgesinden ülkemize ve Avrupa’ya gaz taşınaca. Hattın 2020 yılında devreye girmesini bekliyoruz.

“Enerjide Dengeler Değişti”

Dünyanın en önemli projelerinden biri de Türk Akımı projesidir. Ayrıca kazan-kazan anlayışıyla Doğu Akdeniz ve Irak başta olmak üzere yeni projeleri değerlendirmeye de hazırız. Enerjide dengeler büyük oranda değişti. Yeni teknolojiler ortaya çıktı. Daha önce ulaşılamayan alanlara ulaşabildik.

Çin, Hindistan, Afrika, Güneydoğu ve Asya ekonomileri enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye başladılar. Ekonomik ve güvenli bir şekilde ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri önemlidir. Enerji talep artışında OECD ülkeleri arasında dünyada Çin’in ardından ikinci sıradayız.

İlk olarak yerli enerji kaynaklarının ekonomiye kazandırılmasını hedefliyoruz. Ulusal enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi, enerji verimliliğinin teşvik edilmesi her zaman önceliğimiz olmuştur. Karadeniz ve Akdeniz önemli noktalardır. Son olarak diğer alanlarda yatırımcıların önünü açacak şeffaf ve öngörülebilir hedef odaklı bir strateji geliştirdik.

Elektrik enerjisindeki payı yüzde 10 azalttık. Yerli kaynaklardan elektrik üretimi rekor seviyeye ulaştı. Yenilenebilir enerji kaynaklarından Avrupa başta olmak üzere birçok ülkeyi geride bıraktık. 100 megabaytlık Konya Güneş Terminali projesi bu kararlılığımızın en önemli simgesidir.

“Üçüncü Nükleer Santrali Üzerinde Çalışıyoruz”

Nükleer enerji konusunda da hızlandık. Akkuyu ve Sinop terminallerinin devreye girmesiyle enerjimizin yüzde 10’luk kısmını buradan karşılayacağız. Üçüncü bir nükleer güç santrali üzerinde de çalışıyoruz. Sanayi, tarım, uydu ve haberleşme gibi alanlarda da çalışacağız.

Yıllık doğalgaz tüketimin en az yüzde 20’sini depolayacak bir sistem kuruyoruz. Türkiye’yi enerji üssü haline getirmekte kararlıyız. Geçtiğimiz aylarda denize indirdiğimiz Oruç Reis’in de yüzde 90’nın milli üretim olduğunu belirtmek isterim.

“Katar’la Yaşanan Gerginlik Çözülmeli”

Türkiye cazip bir ülkedir. Tüm tarafların faydasına sonuçlar doğuracak çalışmalar yapıyoruz. Hidrokarbon kaynakları bakımından çok zengin olan ülkemize önem veriyoruz. Katar’la yaşanan gerginliğin çözülmesi için elimizden geleni yaptık. Bölgede siyasi kriz istemiyoruz. Diyalog en büyük iletişim ağıdır. Katar ile ilgili gerginliğin ivedilikle aşılması için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.

Suriye’de sorunun çözülmesi için sahadaki şartların çözülmesi gerekiyor. Astana toplantılarıyla kayda değer ilerleme sağlandı. Cenevre’de de öyle.

Irak’da ise DEAŞ’la mücadelenin sonuna yaklaşıldı. ‘Musul’da neticeye yaklaşıldı’ haberi bizim için çok önemlidir. Harebe Musul’un maliyetini acaba kimler karşılayacak? Bağımsızlık referandumu gibi tek taraflı girişimlerden kaçınılması gibi unsurlar bu ülkenin geleceğinde önemli olacaktır.

“Kimseden İzin Almayacağız”

Burada ele alınacak konuların küresel konuda işbirliklere katkıda bulunacağına ve Türkiye’nin de enerjide önemli bir nokta olduğuna inanıyorum. Enerjide terör örgütlerinin yol açtığı kaos ve karmaşa bizi zorda bırakıyor. Biz terörle mücadelede çok büyük mücadele verdik. Ülkemizin güvenliği konusunda, sınırlarımızın içi ya da dışında ne gerekiyorsa, kimseden izin almadan yapmakta kararlıyız.

Doğu Akdeniz’deki gelişmelere de değinmekte fırsat var. Kıbrıs’ta Rum tarafının olumsuz yaklaşması nedeniyel Kıbrıs’ta olumlu sonuç alamadık. Bölgedeki yeni karışıklıklara yol açacak adımlardan kaçınmalılardır. Aksi takdirde Türkiye gibi dostlarını kaybedeceklerini belirtmek isterim.

 “Burada Ortak Bir Amacımız Var”

Öte yandan Başbakan Binali Yıldırım ise, enerji güvenliğinin ancak birlikte ve tutarlı bir mücadele yöntemiyle sağlanabileceğini söyledi.

Binali Yıldırım’ın konuşması şu şekildeydi:

Enerji sektörünün en önemli etkinliklerinden biri olan kongredeyiz. Enerji sektörü, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde her zaman önemini koruyan bir sektördür. Hayatımızın refahını artırmak için olmazsa olmazdır. Burada ortak bir amacımız var. Alınacak kararların bu ortak amaca hizmet edeceğine inanıyorum.

Enerjide sayılı ekonomilerin arasına girmek önemli hedefimizdir. Günümüzde ülkelerin, toplumların gelişmişlik düzeyi enerjiye erişimi ile ölçülüyor. Bunlar için gayret gösterirken enerji alanındaki güncel gelişmeleri de göz ardı edemeyiz. Petrol ve doğalgazın üretim ve tüketiminde aktörlerin çoğaldığını, tüketimin giderek OECD ülkelerinden Asya ülkelerine kaydığını, alternatif enerji kaynaklarının artmakta olduğunu müşade etmekteyiz.

En doğru kararları vermeye mecburuz. Her zaman kazan-kazan yaklaşımını ön plana aldık. Enerji bir iltilaf değil bir işbirliği alanıdır. Enerji alanında geçmişte hayata geçirdiğimiz projelerin yanı sıra gelecekteki projelerimizdir. Bakü-Tiflis-Ceylan projemizle bu işbirliğini gösterdik. Bunu Trans Adriyatik Doğalgaz Boru Hattı Projesi ile taçlandırıyoruz. Rusya Federasyonu ile ilerlettiğimiz Türk Akımı Projesi de ayrıca katkı sağlayacak. Anlaşmanın bu yılın Şubat ayında yürürlüğe girmesiyle beraber, çalışmalar hız kazanacak. Türkiye, 15 milyar 575 metreküp gazı Rusya’dan doğrudan alabilecek. İkinci bir hatla Avrupa’ya aynı miktarda gaz sevkiyatı yapılabilecek.

Kıbrıs Adası etrafındaki hidrokarbon kaynaklarının her iki tarafa da ait olduğunu hatırlatmak isterim. Kıbrıs-Rum liderliğinin barışın önünü tıkamak yerine yapıcı bir tutuma yönelmesinde fayda var. Uluslararası Enerji Ajansı tarafından LNG verimliliğin artırılması, yerli ve yenilebilir kaynaklarda istifade edilmesi, diğer yandan da LNG ve doğalgaz depolama kapasitemizin artırılması attığımız adımlardan sadece birkaçıdır. Milli Enerji ve Madenler Politikasıyla bu konuda yapıcılığımız da ortaya konulmuştur. Gerek ulusal, gerek uluslararası düzeyde yürüttüğümüz projelerle milli kapasitemizi geliştirmeye devam ediyoruz.

2023 hedeflerimizde enerji sepetimiz içindeki yenilebilir enerji payımızı yüzde 30 seviyesine ulaştırmayı hedefliyor, teknolojide, küreysel düzeyde daha fazla gelişmeyi katkı sağlamyı öngörüyoruz. Nükleer enerjiyi de sepetimize de atıp, Akkuyu NGS’yi yapmayı hedefliyoruz.

Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre 1 milyar 200 milyar insanın elektriğe ihtiyacı var, 2.7 milyar kişi ise günlük yakıt için biyokütleye bağımlı haldedir. Afrika, Uzakdoğu gibi ülkelere Türkiye önemli ölçüde destek vermektedir. Ortak sorumluluk bilinci ile yürüteceğimiz azimli çalışmalar hepimizin amacı olmalıdır.

 

Etiketler: » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ